Bir Blog Sahibini Ne Mutlu Eder?

Sevgili Nabrut'un '' Bir Blog Sahibini Ne Mutlu Eder ? '' yazısını okuyunca sizinle de paylaşmadan edemedim. Evet şimdi okuyup da öğrenelim bakalım bilinçli blogger takipçisi nasıl olurmuş :)
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Malumunuz mübarek bir aydayız. Bir kulu mutlu etmek de sevaptır diyerek bir Blog sahibini ne mutlu eder başlıklı bir yazı kaleme almak istedim. 

Valla bu ilk satır ile din tüccarlarına döndüm, yemin ederim. Ramazanı kendi çıkarlarıma alet ettiğime inanamıyorum. Siz birinci paragrafı görmezden gelin. Haha!

Bir Blog Sahibini Ne Mutlu Eder? 

Neredeyse hiç bir maddi bir kazanç sağlayamadığımız blogger dünyasında bizi her gün yazmaya iten, bu kadar emek vermemizi sağlayan şey blog okuyucularının geri dönüşleridir. 

Bana sıklıkla şunu soruyorlar: 6 yıldır bıkmadan usanmadan bazen her gün, bazense gün aşırı yazı yayınlamaya zaman ve iştiyakını nereden buluyorsun?

Zaman bulamadığım "zamanlar" oluyor elbette, ama başka bir işimi keserek bloğuma yöneliyorum.
İştiyakı veren ise şüphesiz sizin geri dönüşleriniz.

Sizin geri dönüşleriniz derken neyi kastediyorum?




1- Okuyucu Yorumları
Beni yazmak konusunda acayip motive ediyor. Yazdığım yazıya dair sizin düşüncelerinizi öğrenmek, yazdığım yazı üzerine sizinle sohbet etmek bir diğer yazı için büyük bir motivasyon sağlıyor.
Mesela bir roman yazsam, her ilde hatta her ilçede okur toplantıları düzenleyip karakterler ve kitabın sonu üzerine sohbet etmek, okuyanların ne düşündüğünü bilmek isterim. Çünkü az çok beni tanıdınız artık: İnsanların düşüncelerine çok kıymet veriyorum. Bazen bir yazım binlerce okunsa da yorum az olunca o yazıma karşı sempati besleyemiyorum. 

2-Yazıların sosyal medyada paylaşılması
Bu madde de en az ilk madde kadar beni mest ediyor. Bir yazımın Facebook, Twitter, Google Plus hatta What's App'ten arkadaş gruplarında paylaşılması benim için büyük bir onur. Biliyorum ki birçok okurun ben bu yazıyı beğendim, arkadaşlarımla da paylaşayım ki blog sahibine teşekkür mahiyetinde bir güzellik yapayım demek aklına gelmiyor. Bir bloğum olmasa, bir yazının sosyal medyada paylaşılmasının ne kadar değerli olduğunu bilmez ve muhtemelen ben de paylaşmazdım, bunu düşünemezdim. Hâlbuki blog sahibinin saatlerce emek verdiği bir yazının teşekkürü sol duvardaki butonlardan herhangi birine basmaktan ibaret. 1-2 saniye…

3-Yazılara e-posta ile abone olunmak
Bir bloğun e-posta aboneliği o yazının abone miktarınca "kesin" olarak okunacağına delil olur. Bu abone sayısı ne kadar artarsa sizi okuyan, ulaşabildiğiniz insan sayısı da o denli artmış olur ki bu duygunun verdiği yazma şevkini şu an kelimelere dökemem. Aslında sizin için sağ taraftaki e-posta ile haberdar ol kutucuğuna e-mail adresinizi yazıp onaylamaktan ibaret olan küçük bir adım bir blog sahibin hayatı için büyük bir adım olabilir. Haha!



Ben Hawaii Dansı yaparken (temsili)
4-GFC yani "İzle" kısmından bloğu takibe almak!
Yine birçok anonim okuyucu bloğumu ziyaret ediyor ama Google hesabı olmadığı ya da zor geldiği, uğraşmak istemediği için Gfc'den takibe almayı boş veriyor. Halbuki bir blog sahibi için bu izleyici adı altındaki rakamlar da büyük bir motivasyon kaynağı oluşturuyor. 

5-Ağızdan ağıza yayılma
Bu maddenin muhteviyatı bazen benim gözlerimi dolduruyor. Sizden çoğu zaman şöyle yorumlar alıyorum; evde herkes Nabrut’u biliyor, evimizin kızı gibi oldun, arkadaşımla/kardeşimle/ablamla senin yazılarını okuyoruz sanki seni tanıyor gibiyiz, arkadaşıma bloğundan bahsettim. İşte böyle yorumlar karşısında evde Hawaii dansı yapmak istiyorum. Hem ağızdan ağıza reklam gibi daha çok kişiye erişmiş olduğum için hem de böyle samimi ve içten insanların beni okuyor olduğunu öğrendiğim için…

Bu vesile ile şunu da eklemeden geçemeyeceğim:

Eğer siz olmasaydınız bütün hayatımı, akrabalarımı ve arkadaşlarımı geride bırakarak geldiğim bu sevmediğim ülkede kendimi yapayalnız hissederdim. İyi ki varsınız.

Not: Blog sahipleri de bu yazıyı paylaşarak kendi okuyucularına gönderme yapabilirler tabii. :)

Etiketler: , ,