1 Ekim 2011 Cumartesi

o birrrr : benim ablammm =)

resimlere bakınca başlıkla bi alakası yok gibi gelmiş olabilir tamam kabul=) ama öyle değil o resimlerin sahibisi benim çok çok sevgili yoldaşım,sıra arkadaşım,ablam,prensesim,matmazelim,en önemlisi de kan bağı olmayan ama gönül bağı kuvvetli olan ablammmmmmmmmmmmmmmm=)))
isimsiz kahraman o bir ''abla'' ..
hemde benim=)




onunla sınıfta tanıştık yani biricik sıra arkim=) birlikte geçireceğimiz 2. yıldayız.geçen yılı on defa daha yaşayabilirim iyi ki varsın ablam =)
ben methiye düzmeye başlamadan mevzuya geçeyim zaten methiyeye gerek yok görüldüğü üzere çok çok gayet becerikli bir insandır zaten:)
o penguen bizim müzik dersi uygulama ödevimiz olan marakasdır efendim:) duş jeli kutusu olmakla birlikte ablamın eli değince penguen marakas olmuştur=)
benim yaptığımı da atlamayayım daha önce ''cupcake denemiştim'' ondan bi tane daha ördüm bu sefer tecrübe var tabi deneme aşamasını geçtim. sürpriz yumurtanın yumurtasının içine(bu ne ya:) boncuk vs. ses çıkaracak bişeyler koyup onu da ördüğüm kekin içerisine yerleştirdim hocamız da çok beğenmişti şimdi yaniii=) hocamız demişken sevgili pınar hocam ahhh ahhhh gelen gideni çok aratıyor nerelerdesiniz nerelerdee :((
ağlamadan durumu toparlayayım hocam size yeni okulunuzda ve eğitim hayatınızda başarılar dilerim belki bir gün denk gelirsiniz bu yazıya:)

penguenin yapılış şeması olması lazımdı ablama sormam lazım onu:)



kendisi bir marakas yapıcı olmasının dışında bir çok beceriye de sahiptir örneğin yukarıdaki yaş pasta gibi..o pastayı yaparken yanında idim da vinci bile mona lisa yı yaparken bu kadar zevk duymamıştır öyle bir istek ve titizlikle çalışıyor anlatılmaz izlenir :)



rosamary'nin ablasının pastasının tarifi  : güzel bir zincirleme isim tamlaması yaptım hihihi=)
pandispanya:
-3 yumurta
-3 kahve fincanı şeker
4 kahve fincanı un
-az kabartma tozu
-limon kabuğu 
-rendesi istenirse kakao

kelepçeli kalıpta pişirilen kek fırından çıktıktan sonra soğumaya bırakılır.soğuduktan sonra ortadan ikiyi ip ile kesilir.çeşitli yöntemler var bu keki ikiye ayırma konusunda artık hangisini kullanıyorsanız benim tavsiyem şipşak bim de çok güzel pandispanya satılıyor hihihihih=))) 

kreması:
-3 su bardağı süt
-1 su bardağı şeker
-3 yemek kaşığı tepeleme un 
-1 kaşık nişasta 
-1 yumurta sarısı
-pişirince az margarin + bir paket vanilya

ortadan ikiye böldüğümüz pandispanya süt ile ıslatılır pişen krema ve istenilen malzemeler koyulur. diğer yarısı da süt ile ıslatılarak üzerine kapatılır. son aşama olarak pasta krem şanti ile kaplanır ve de süslenir . biz krem şantiyi şekilli sıktık meyve yerleştirip,meyvelerin üzerine jöle döktük ortasına da çikolata rendeledik(o işi ben yaptım zevkle:)




efsane tarif tiramisu bunu da kendisinden öğrenmiş bulunmaktayım önce gözlemledim sonra evde kendim kendime yaptım bunu :))

bunun kekini bimden aldım =)) ama ablam da bimden almıştı kolaya kaçmadım ben tarif öyleydi yaniiii:))))

kreması:
-850 ml süt
-1 çay bardağı şeker
-5 yemek kaşığı tepeleme un
-1 paket vanilya
-190 gr labne peyniri

- 1 paket 3ü1 arada granül kahve
-istenirse arasına ceviz , fıstık vs
-üzerine kakao

krema pişirilir soğumaya alınır. zaten iki ye bölünmüş halde olan kekin her iki tarafı da çiçecek kıvamda olan bir fincan 3ü1 arada ile ıslatılır. kremanın yarısı kekin ortasına dökülür. 

ablamdan not:: kremayı yaymaya gerek yok ortasına dökün kalsın zaten akışkan bir kıvamda olacağı çin kendi kendine akıyor.

kekin diğer yarısını da üzerine kapattıktan sonra kalan krema üzerine dökülür her yeri kapatılır. son olarak da bütün yüzeyi kakao ile kaplanıp servis edilir. kakaoyu çay süzgecine dökerekten yaydık kolay oluyor..

14 Eylül 2011 Çarşamba

bayram geçti mi ne?=)

antakyalı olmasakta yaşaya yaşaya buralı olduk sayılır. burda bayramlarda pişirilenler arasında olan kömbeyi bu yıl ilk defa denedik veee tabikide güzel oldu başka ne olacaktı hihihih=)))) bayramın üzerinden bir kaç hafta gibi bir süre geçsede seney bayram gelmeden bu yazıyı bitirebildiğim için mutluyum=) blogunu düzenliyi güncelleyebilen arakadaşlara burdan tebriklerimi yolluyorum=)))
bunlar görüldüğü üzere malzemeler olmuş oluyor :)) -2 ölçü erimiş margarin -1 ölçü zeytinyağı -1 ölçü su veya süt -1 paket kabartma tozu -1 paket vanilya -1 çay kaşığı karbonat -1 tatlı kaşığı kömbe baharatı(bizim aktarların hepsinde bulunur içinde bilmem kaç çeşit baharat olan bi karışım=) -2 ölçü şeker(şekerli seviyorsanız 2-3 yemek kaşığı daha artırabilirsiniz ölçüyü) -aldığı kadar un(çok yumuşak bi hamur değil) içi: -ezilmiş hurma -fındık veya fıstık bunlardan herhangi biri kullanılabilir ya da arzuya göre boş da yapılabilir.



yapılan hamurdan kömbe kalıbının içini dolduracak kadar bezeler alınır.öncelikle susama batırılır.




susama batırılan beze, kömbe kalıbının içerisine yayılır,ortası çukuşlaştırılır,hazırlanan içten birazcık konulur, ve kapatılır.el ayası ile bastırılır. kalıp ters çevirilip sert bi yerin üzerine vurularak hamur kalıptan şekil almış vaziyette çıkartılır.yani yukardaki gibi olmuş olur=)









şekil verilmiş kömbeler tapsiye dizilerek fırında pişirilir.



herkese afiyet olsun=)

not: annişkom buralı değil ilk defa kömbe yaptık yaniş usta değiliz daha farklı şekillerde yapanlarda var biz acemilerden bu kadar çıktı =)

28 Ağustos 2011 Pazar

ölmedimm yaşıyorummm =)


özlemişim... blogta yazı yazmayı..
son post'umun tarihi 17 ekim.. bir yıl olacak nerdeyse.. en son 15 tatilde niyetlenmiştim okulda yok blog alemine geri dönerim diye ama nasıl geçti onu bilemiyorum ondan sonra sömestr tatilinde dönüş yaparım dedim.. bitmek üzere tatil ben halen niyetlendiğim işi yapamadım:)
tam bloga giriyorum kim ne yayınlamış yeni şöyle bi gezeyim diyorum zaman da su mübarek akıp gidiyor benim post yazma işim yine kalıyor=)
ama bugün azmettim yazmadan kalkmayacağım malum 1 yıldır erteliyorum. son post okula başlama haberim ile ilgiliydi okuldan haberlerle devam edeyim. söylemesi ayıp çok başarılı bir öğrenciyim büyün dersler 5 =) kendim kendime başarılarımın devamını diliyorum aferin rosamary<3 =)) ben böyle kendime aşırı gaz veririm hep hihihi=))


neyse geçen bir yılda böyle geçti işte.. yanlız çok kafiyeli oldu bu =)

yani dersler git gel falan.. ama arada tabiki de boş durmadım incik boncuk işlerine ara vermedim veremem onlar benim yaşam biçimim rahatlamam için bişyler yapmam lazım yoksa bakırköy e yolculuk lazım o derece rahatlatıyor=) hiç olmadı renkli bişeylere boncuklara falan bakmayı severim. hiç mi bişey yapamıyorum boncuk kutusunu açarım dökerim yeniden düzenlerim=)) sorunlu biriyim galiba??



bu arada ben post hazırlamayalı blogspot kendini geliştirmiş bu resimler ne kadar hızlı yükleniyor yahu=) sevindim buna=)

çok ıvırtı zıvırtı yaptım da bunu ekleyesim geldi.. bu anneme hedaaye olarak yaptığım taç.. terzi kendi söküğünü dikemez hesabı bütün aleme taç yaptım evde bi tane yok=)
aslında ben artık kumaş torbamın içinden horozlu hevlum için kumaş arıyordum birden bu parçayı görünce ilham geldi taç yaptım=)
horozlu havlu için bekleyiniz.. çok yakındaaa=)) baya bi havlu yaptım bu zaman zarfı içerisinde ama bir kaç eksikleri var onları tamamlayıp hepsini toplu yollayacağım =)

konuyu dağıttım yine toplayayım hemen ..nasıl yaptığımı hemen anlatayım yani çok çok zor anlatmakla bitmez =)
öncelikle bu kumaş şifon oluyore, ikiye katla, teğel al, büz, dik, ortasına boncuk, bu kadar =)

iki dakikada ortada çıkan taç .. ilham perilerime tşk..=))

bir diğer postta görüşmek ümidiyle..

(azimliyim bu sefer 1 yıl ara vermeyeceğim=)

every body muckkk =))

17 Ekim 2010 Pazar

rosamary okula gidiyorr:))

uzun süredir blogumu güncelleyemedim takip eden arkadaşlardan özür diliyorum:)) 2 yıldır beklediğim okula sonunda kayıt yaptırabildim çok mutluyum:) 17 yaşında açıköğretim lisesi 3. sınıf öğrencisiyim meslek lisesi çocuk gelişimi okumak istiyorum ama malesef kontenjan azlığı yüzünden 2 yıldır okula düz devam etmek zorunda kaldım:( ama sonunda tek kişilik yerle artık öğrenciyim nihayet çok şükür diyeyim:)) hafta içi 5-8 arası gidiyorum sınıfın en küçüğü benim herkes evli çoluk çocuk sahibi biraz tuhaf geliyor ama alışıyorum sanırım:))okula başladığımızı gördük inşallah birgün ''rosamary okul öncesi öğretmeni olduuu'' diyede duyurabilirim:))

28 Ağustos 2010 Cumartesi

tuzda balık

internet yahnisi oldu bu tuzda balık:))
link veremiycem google a tuzda balık yazıp hemen hemen tüm sonuçlara girdik ortaya karışık oldu:))



malzemeler:
-3 adet levrek(biz 4 kişi olduğumuz için ancak 3 tanesini bitirebiliyoruz siz sayıyı kendiniz belirleyin--biz levrek aldık ama tercihe kalmış tabiki)
-3 balık için yaklaşık 2 kg tuz
-balık sayısı kadar yumurta beyazı

tuzun içine yumurta beyazları kırılır karıştırılır(yumurta sarılarını atmayın başka bişeyde kullanırsınız:) balıkların altına tuz döşenir sonrada üzerleri kapatılır.


annem balıkları kapatmaya çalışırken:)




buda tamamen üzerleri örtülmüş hali:)



buda pişmiş halinin dış görüntüsü içini çekmeye yetişemedim:))lokum gibi pişmişti hiçde tuzlu değildi ben sevdim:)

yanınada bir soğan salatası afiyet olsunn:))

ev yapımı iskender

aslında ramazan münasebetiyle yemek postlarına ara vermiştim ama oturuyorum pcnin başına blogun biri yemek yayınlasada akşama fikir olsa diye bakınıyorum hep ben hep ben olmaz fikir bekleyen arkadaşlara yardımcı olmak istedim:))







geçen gün canımız iskender çekti dışarı çıkasımız da gelmeyince anneme dedim ya anne senin elinden uçanla kaçan bile kurtulamaz netten bakalım yaparız:)tabikide kurtulmadı ve annem akşama muhteşem bi tabak iskenderi midelerimize yolladı:))


not:mide fesadı geçiriyordum yemek tarifi bitsin anlatıcam:))




tarifi bulmak için hiç zorlanmadık:Dgoogle amcaya ''ev yapımı iskender''diyorsunuz ilk sonuç olarak çıkan sevgili kayserimutfağı.blocu.com
a giriyorsunuz. bazen ilk sonuç olarak çıkmıyor ama olsun biz tarifi ordan aldık aynen lokantada yenilen iskender hiçbir fark yok:))

Malzemeler:

Biraz bayat pide
300 gr. et
4 sivri biber
2 domates
sosu için:
1 çorba k. salça
1 çorba k. tereyağı
üzeri için:
1 corba kasigi tereyagi

Yoğurt

Hazirlanis:

Öncelikle sos icin 1 kasik tereyagi eritilir salca ve tuz ilave edilir biraz su eklenir ve koyu bir sos elde edilir kenara alini. Servise 10 dakika kala kücük kücük dogranmis olan pideler firina verilir ve 200 derecede 10 dak. tutulur .

Buzlu olan et pastirma gibi incecik dogranir. Biraz siviyagda yüksek ateste (etler sulanmamasi icin) pisirilir (hemen pisiyor). Ayni tavanin icinde etler kenara alinir ve biber ve domatesler biraz sotelenir en son siz servisi hazirlarken 1 yemek kasigi tereyagi eritilir.

Servis tabagina önce pideler yerlestirilir üzerine salca dökülür sonra etler ve sebzeler yerlestirildikten sonra tabagin her yerine tereyagi gezdirilir. Istenirse yogurtla servis yapilir.

acayip güzel oluyor demedi demeyin:)

ben şimdi geleyim mide fasadı olayına:

geçen gün iftara misafir aldık,annem servis tabaklarına adam başı iskender hazırladı.bende ramazan başladğından beri 42 kiloya düştüm öyle böyle değil hiçbişey yiyemiyorum şimdi açtık iftarı ben tabakla bakışıyorum açım kaç gündür iskender gözüme çok güzel göründü:)

ben bi başladım ondan sonra kendime geldiğimde o tabak bitmişti sonra 'hık'diye bi ses çıktı benden öylece kaldım zorla bi yere oturdum tam yarım saat kıpırdamadan bekledim ki bi nebze yürüyebilecek kadar eridiler midemde hakikaten mide fesadı geçiriyordum :)bütün akşam sakız çiğnedim yok gazoz içtim sırf erisinler diye ertesi gün de sakız çiğnemekten çenemin ağrısını çektim:))tabi o yemek bana 2 gün yetti:DD

afiyet olsun herkese hayırlı ramazanlar...


15 Ağustos 2010 Pazar

son son günübirlik tatil:harbiye+yayladağı

hazır ramazan geliyor sonrada tatil bitiyor gidelim bi piknik yapalım:)pikniğe yayladağına gitmeye niyetlendik ama önce gitmeden bi harbiyeyi gezelim ne zamandır uğramıyoruz..

yukardaki resim harbiyenin girişi;aşağıya iniliyor ve inildikçe farklı büyüklüklerde akan sularla karşılaşılıyor.harbiye hatayın eski şelalelerinden biridir,belkide tekdir kesin bir bilgim yok bu konuda:)






içerde tesisler var harika yemekler yiyebilirsiniz antakyadan humus ve künefe yemeden sakın çıkmayın:)




o ağacın üzerinde asılı gördüğünüz şey kabak lifi hani şu tvde bas bas bağırıyorlar ya selülite iyi geliyor lif yerine bunu kullanın diye işte ondan bizim burda sebil:))bu nasıl lif haline gelir canım diyebilirsiniz ama olmuş hali aşağıdaki resimdeki gibidir ilginç:))




not:üstteki resim netten alıntıdır kuru halinin resmi yoktu çünkü:))
suya girince yumuşacık acayip bişey oluyor tavsiye edilir en azından doğal:)




turistik yer olurda satıcı ablalarımız olmaz mı:D bu abla dantel satıyordu fiyatlarda çok ucuzdu örmeye değmez o kadar emek yani.ayrıca samandağ ilçesi iğne oyası ile meşhurdur uygun fiyata çok hoş parçalar bulabilirsiniz tezgahta satılıyordu ama iğne oyasına ayrı post lazım:)hastanede sıra beklerken bile iğne oyası örüyorlar samandağlılar çok becerikli:)





burası artık şelalenin sonu,demirle balkon yapılmış ordan aşağısı böyle görünüyor o şelale harika yaa:))





su birkintilerinde balık ve ördekler çok tatlıydılar ayrıca o su birikintilerinin içne masa koyulmuş oturmak için onları kullanıyorsunuz suyun üzerinde yemek yemek harika:)




artık çıkıyoruz harbiyeden ama en önemlisini sona bıraktım burda en çok ne ünlüdür:İPEK BÖCEKCİLİĞİ

girişte 2 dükkan var ama bu resimdeki daha büyük ismide daphne-apollon ipekçilik içeri girince bayılırsınız eşarptan salon takınlarına eteklere bluzlere herşey ipek vede hoş parçalar:))

harbiye eski adı ile daphne..bu isim mitolojik bir hikayeden gelmektedir aslında bir kaç hikaye demeliyim burada hikayeler mevcut okuyabilirsiniz.


-daphne apollondan kaçar ve yardım isteyecek kimse kalmamıştır toprak anaya yalvarır o anda defne ağacına dönüşür gözyaşlarından ise bu şelale oluşmuştur..


en bilinen söylenti budur:)


daphne ile apollonu bırakıp biz yolumuza yayladağına doğru ilerledik:))




ben daha yakın bi yer zannediyordum ilk gidişimdi çünkü 50 km.ymiş:)

çok küçük bir ilçe zaten meydanda güreşen 2 insan heykeli var yayladağında güreş müsamereleri meşhurmuş bunuda bilmiyodum yeni öğrendim:)


meydanda durduk yayladağına gidilipte lokum almadan dönülmez çok ün yapmışlar çünkü:)

durduğumuz yerde bu amca sepet satıyodu çok hoşuma gittiler onları da çektim:)





hazır gitmişken babam gümrük kapısına da gidelim görmüş olun dedi burasıda yayladağı gümrük kapısı burdan ortadoğuya açılabilirsiniz:DD

bu kaaa gezme yiter dedik ve girdik ormana..

annem şöyle dedi:


-sankim kendimi memlekette hissettim irmaannn:DD(irman babam oluyor annemde abiye:P)

babam:

-sevdinmi hayatım o zaman ben seni her hafta getiriyim:DD(babamın hain planları annemin memleket kızılcahamam bu ufak ormanla onu kandırmaya çalışıyor)

annemler konuşmaya devam ederken ben yerel dilde bölüyorum:


-çok acıktım kele:))


isyanlarıma dayanamayıp yemek faslına geçiyoruz ki ramazan münasebetiyle yemek postlarına ara verdim:)

ama semaverde çay keyfimizi yayınlayabilirim sanırım





bu benim ahmet amcam hani samandağında şu kavurmaları pişiren ahmet amca:)) cay pişirme işi ona düştü tiryakidir kendisi:))

bi ara ben dayanmadım kurdum bağdaşımı pilates yaptım çok iyi geldi:)

yemekdi çaydı ay bu orman harika koyuyodu derken biz eve 22:00 sularında döndük:))

harika bi gündü o ormana tekrar gitmeliyiz baba:))

dipnot: bana bakın yazımı linksiz noktasıyla virgülüyle yayınlayan,benim postlarım üzerinden para kazanan hırsızlar size sesleniyorum;hadi bu notu da silmeyin yazınızdada anlasınlar hırsız olduğunuzuuuu!!!!kocaman blog adı yazıyo o resimlerde insan utanır yayınlamaya yaaa ayıptır kardeşim kul hakkıdır bu şimdi sinirlensekde alırız öbür dünyada hakkımızı:))

14 Ağustos 2010 Cumartesi

çatı katı ilkay abla çekiliş yapmış:))

sevgili çatı katı'nı yakından takip ediyorum yazıları çok eğlenceli:)baktım bir çekiliş var bende katılıyım dedim:))

elenisaromapure.com

12 Ağustos 2010 Perşembe

balkondaki bahçe





seher vaktiiii bir telaşş var arka bahçemdeeee diye şarkı söyleyesim geldi ne alakaysa sevgili göksel'e saygılar:))
burası bizim saolunumuzun balkonu.evin 4 tarafı balkon olduğu için kullanmadığımız bu balkonun yarısı pvc ile kapattırıldı ve kiler gibi kullanılıyor.balkonun geri kalan kısmınada mini bahçemizi yerleştirdik aşağıdan çok hoş gözüküyorlar:))
biberlerimizde harika oldular hergün birer ikişer yiyoruz:))
geçen ay tatile çıkınca komşudan rica etmiştik arada sulamıştı fakat çok sıcak günlere denk geldiği için bi kuruma söz konusu olmuş bitkilerde annemde migrostan bitki besini almış nilfia yazıyor üzerinde kullanım şekline göre uyguladık bitkilere.
akşamda konuşuyoruz ben dedim:
- şimdi bu bitkiler aşırı büyüyüp canlanıp balkon kapısını kırıp evin içine dalıp bizi esir alırlarsa??
annem de:
-kızım senin uykun gelmiş git yat hadi dedi:DD
evin içine girmediler ama 2 günde baya bi serpildi bitkiler:))
kutunun üzerinde nilfia.com yazıyor fakat site yapım aşamasındaymış migroslarda var ucuz da bişey zaten bitkisi ölüm döşeğinde olan arkadaşlara duyurulur:))

9 Ağustos 2010 Pazartesi

tel tel araba:)


malum ben yaşlardaki tüm gençlerin derdidir:

-ben küçükken oyuncak mı vardı yavrum telden araba yapardık!

-ben küçükken oyuncak mı vardı kızım çöpten bebek yapardık!

-ahh ahh bizim zamanımızda pc mi vardı kapının önünde çamurdan tencere tabak yapardık...

gibi klışeler artık bizi baysada o zaman öyleymiş ne yapalım:)

ps:yanlız annem okuyunca klışeyi gösterrim ben sana deyip modemi aşağıya atmaz işallah:)


ben bigün benim zulayı(çöplüğüm de denebilir) düzeltiyordum bu tel çıktı içinden babamda getir bakıyım dedi vee birden çocukluğuna döndü.akrabalar arasında pek meşhurdur babamın telden arabaları küçükken baya bi ün yapmış mahallede:)maharetini konuşturdu ve artık rafımızın üzerinde bir tel arabamız var:)