GEZİ DOSYASI : KONYA TROPİKAL KELEBEK BAHÇESİ



Bir türlü sıkıntıdan kurtulamadığımız , vicdanı olan her Türk vatandaşın canının yandığı şu günlerde haberlere bile bakamıyorum..

 İstedim ki ülkemin kanlı resimleri yerine bir nebze de olsa güzelliklerine bakarak iç geçirelim..

Bir kaç ay önce Fen Eğitimi dersi kapsamında gittiğimiz Kelebekler Vadisi , Türkiye'nin ilk Tropikal Kelebek Bahçesi ve Kelebek Müzesi olma özelliğine sahip.Ayrıca Avrupa'nın en büyük kelebek uçuş alanı.






Bir önceki yazımda Çizgili Anvelop Hırka  mın fotoğraflarını da yine kelebekler vadisinin bahçesinde çekmiştik. 

Dış dizaynının kelebek formunda olmasının yanı sıra peyzaj düzenlemesindeki kelebek teması da gayet yerinde olmuş özellikle bahar aylarında iç ve dış alanlarıyla tam bir görsel şölen :)


kaynak
Görsel şölen konusunda haksız mıyım ? :) 


kaynak



kaynak

İçerideki yoğun nemli hava ve tropikal çevre bir anda sizi bozkırın bağrından yağmur ormanlarının derinliklerine götürmeye yetiyor.. Masal diyarı gibi :)


kaynak






Fotoğrafları paylaşmaya en sevdiğim modacı kelebeklerden başlamak istiyorum.Kalbimde kelebekler uçuşturan bu cinsler ne kadar da ilham verici öyle !



     


Bu güzellikler karşısında yaratanın kusursuzluğunu inkar etmek halen mümkün mü ?




Çok fazla fotoğraf olduğu için bazılarını kolajlayıp da paylaşmak istedim yukardaki familya yaprakları da bunlardan biri. Kelebek müzesinde aile aile sınıflandırılarak yaprak formundaki standlarda sergilenen yüzlerce türü yakından inceleyebilirsiniz.



Bunların içinde bir tanesi var ki gerçekten çok ilginç . Rehberimizin özellikle gösterdiği bu kelebeğin kanatlarında 89 yazıyor .




Aynı zamanda kelebeklerin oluşum evrelerini de inceleme olanağı mevcut.




Seyrine doyum olmayan o kadar çok cins mevcut ki sizinle çok azını paylaşabiliyorum.Eğer imkanınız varsa ve yolunuz Konya'ya düşerse mutlaka gidin görün derim ben.Giriş ücretinin az olması da ayrı bir güzellik(sivil 7.5/öğrenci 5)

Teşekkürler Konya ! :)




Cam arkasından çekim yapıldığı için ancak bu kadar anlaşılabiliyor. Gözün gördüğünü makineler göremiyor tabii :)







Bazı kareler vardı ki onlara kolaj yapmaya kıyamadım.Keşfedilmeyi bekleyen ''Fotoğraf Ruhlu Kız'' çok tatliş pozlar yakalamış bu güzelliklerden :)




Bu kelebekler serbest şekilde uçuştalar ! En nefis yanı ise evciller :D Beğendikleri her yere konup korkmama özellikleri aşık olmak için yeterli.

Kafana , eline konup ''bi de bizi beraber çek kanka ''havasında takılıyorlar :)

 Diğer pozları da isimlendirdim biraz da gülelim :))




''Şekerim çekimler ne zaman başlıyor bak mesai bitcek hadi ama ''pozu.




''Omuriliklerim sayılıyor bak ne kadar da fitim ben '' pozu.



''Gardaş bi raat bırakmadın iki çiçek geziyoz şurda'' pozu.




''Ay canım hiç öpmiiim fazla güzelim ben '' pozu.












Peki ya Mavi Makavlara ne demeli??

Her animasyon sever gibi direk aklıma '' aaa Rio 'daki mavi makavlardan bunların nesli tükeniyordu hemen çekelim '' geldi :D

Animasyon filmlerde uyuya kalanlara sesleniyorum. Animasyon bakış açınızı değiştirir .izleyin, izletin! :)




Kırmızı olsun beş fazla olsun .Kırmızının bu tonu ahhh :))



''Konya Tropikal Kelebek Bahçesi’nin müze kısmının son durağı Böcek Köyü’dür. Böcek Köyü’nde görünen farklı mimarideki 5 yapı, böcekler sınıfına ait olan bazı takımların yumurtalarının büyütülmüş halidir.''  (alıntı) 






Karınca deyip geçtiğimiz minik arkadaşların ailesi ne kadar da geniş :)




Adamlar yer altında triplex ev yapmışlar resmen :D




Biraz da ilginç böceklere bakalım :Sopa Böceği. 

Ağaç dalına benzeyen bu böcekleri sadece ''benziyor'' kelimesi ile anlatmak mümkün değil ayırt etmekte bile zorlanıyor insan :)




Eklem yerlerine bakar mısınız !



Peki ya Yaprak Böceği .Kafası da olması yapraktan ayırt etmek ne mümkün .


''MANTODEA (PEYGAMBERDEVESİ)

Mantodea isminin kökü yunancadır ve peygamber şekli anlamına gelir. Çünkü bu canlılar bazen vücudunun ön tarafını kaldırarak ön bacaklarını sanki dua ediyormuş gibi görünüme bürünürler. Peygamberdeveleri genel olarak ağaçlarda, bazı türleri ise toprak üzerinde yaşarlar.''(Alıntı)



Geldik en sevdiğim kanatlı hayvana: YUSUFÇUK ! 

Bu böcekle bir mazimiz var ama uzun hikaye . Ülkemizde Helikopter Böceği olarak bilinen bu tür, acayip gelişmiş manevra kabiliyetleri sayesinde helikopter devlerinden Skorsky firmasının helikopter tasarımlarında ilham aldığı bir doğa harikası .Hatta kimilerinin hızı saatte 95 km bulabiliyor !





Bir kaç sene önce kolye ucu olarak pek popüler olmuştu yusufçuk kolye. Bir rivayete göre güzelliğinden dolayı Yusuf Peygambere atıfta bulunulmuş ve ismi bu yüzden Yusufçuk diye anılırmış. Sanata ve edebiyata konu olan bu böceğin aslında vahşi bir yanı da var.

İngilizcede Dragonfly (uçan ejderha) diye anılmasının da sebebi : Dişi yusufçuklar çiftleştikten sonra erkek yusufçukların kafasını yiyerek besleniyorlarmış.

 Dişinin her türü tehlikeli anam. İnsan olanı başının etini yer , Yusufçuk gibisi direk başını yer :D





Görme duyuları ise katmerli kusursuz! Birbirlerine birleşmiş olarak tam 1000 ayrı gözden oluşuyor .Helikopter tasarlamak için ne kadar da örnek alınası bir canlı olduğunu bir kez daha anlıyoruz.

Tasarım için ilhamı doğada aramaktan daha akıllıca bir şey olamaz :)

Belgesel işine yeterince daldığımıza göre tadında bırakalım .

Sanırım bu fotoğrafları gördükten sonra Konya'ya yolunuz düşerse ziyaret etmeden gitmezsiniz diye düşünüyorum :)

Herkese iyi hafta sonları diliyorum sevgiler :)



Etiketler: , , , , , , , , , , , ,